1. Kurumlar Vergisi Kanunu

Serbest bölgede gerçekleştirilen üretim sırasında oluşan atıkların satılması durumunda elde edilecek kazanç kurumlar vergisinden istisna mıdır?

(07.04.2017 tarih ve 11382 sayılı özelge)

Serbest bölgede gerçekleştirilen, araçların zırhlandırılması ve her türlü zırhlı araçlar için elektronik aksam üretimi ve montajı faaliyetleri nedeniyle elde edilecek kazançların kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkündür.

Öte yandan, üretim faaliyetin sırasında araçlardan sökülen fire şeklindeki atık ve parçaların satılmasından elde edilen kazançların, üretim faaliyetinden elde edilen bir kazanç söz konusu olmadığından, kurumlar vergisi istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.

Malzeme tedariki, taşınması ve montajı işi yıllara sari inşaat ve onarım işi niteliğinde midir?

(09.06.2017 tarih ve 163020 sayılı özelge)

Bir işin Gelir Vergisi Kanunu’nun 42. maddesi kapsamına girmesi için, inşaat ve onarma işi olması, işin taahhüde bağlı olarak başkaları hesabına yapılması ve birden fazla takvim yılına sirayet etmesi gerekmektedir.

İmzalanan “Geosentetik Ürünler ve Polietilen Boru Tedarik ve Sahada Uygulama Sözleşmesi” gereğince şirket tarafından söz konusu iş için gerekli bütün malzemelerin tedariki, taşınması ve montajı işinin, yıllara yaygın inşaat ve onarım işi olarak değerlendirilip yapılan hakediş ödemeleri üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.

Japonya mukimi kurumun Türkiye’de bulunan limited şirket hisselerini Malezya mukimi kuruma satması durumunda kurumlar vergisi mükellefiyeti doğar mı?

(04.08.2017 tarih ve 235942 sayılı özelge)

Japonya mukimi olan şirketin % 99 payına sahip olduğu Türkiye mukimi limited şirkete ait iştirak paylarının satışından kazanç elde etmesi halinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 81. maddesi hükmüne göre belirlenecek olan değer artışı kazancının, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun özel beyana ilişkin hükümlerine göre Türkiye’de vergilendirilmesi gerekecektir.

Diğer taraftan, her iki ülkenin de bu değer artışı kazançlarından vergi alması durumunda yol açılacak çifte vergilendirme, Türkiye Cumhuriyeti ile Japonya Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının 22. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile önlenecek olup, değer artışı kazancı için Türkiye’de ödenen vergi Japonya’da ödenecek bu gelire ilişkin vergiden mahsup edilebilecektir.

Şirket ortağının yurtdışına teknik İngilizce ve yüksek lisans eğitimine gönderilmesine ilişkin harcamalar gider kaydedilebilir mi?

(04.08.2017 tarih ve 235888 sayılı özelge)

Şirket ortağı ve aynı zamanda ücretli çalışanı olan kişinin, Şirketin verimliliğinin artması, geliştirilmesi ve pazar araştırması yapılması amacıyla, yurt dışına bir aylık teknik İngilizce eğitimine gönderilmesi dolayısıyla yapılan İngilizce eğitimine ilişkin ödemelerin ücret kabul edilerek Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104. maddelerine göre vergilendirilmesi ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinin (1) numaralı bendine göre kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

Ancak, söz konusu kişinin yurt dışı eğitim giderleri ile harcırahının Şirket tarafından karşılanması durumunda, söz konusu ödemelerin Şirketin faaliyeti ile doğrudan ilgili olmaması, ortağın bilgi ve becerisinin artırılmasına yönelik bir harcama olması halinde kurumlar vergisi açısından gider olarak kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Diğer yandan, ilişkili kişi olarak kabul edilen Şirket ortağına yapılan ücret niteliğindeki ödemelerin 5520 sayılı Kanun’un 13. maddesinde yer alan transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükümlerine uygun olarak belirlenmesi gerekmektedir.

Öte yandan, adı geçen kişinin teknik İngilizce eğitimine yönelik olarak yurt dışındaki harcamaları için Şirket tarafından yapılan ödemelerle ilgili olarak, Şirket Harcırah Kanunu kapsamı dışında kalan bir kuruluş olduğundan;

- Gider karşılığı olarak yapılan fiili yemek ve konaklama ödemelerinin (devlet memuruna ödenen harcırah gündeliği ile mukayese edilmeksizin), Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi halinde, tamamının vergiden müstesna tutulması,

- Yemek ve konaklama giderlerinin Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmemesi halinde, yapılan ödemenin aynı aylık seviyesindeki Devlet memuruna verilen gündelik tutarını (veya Devletçe verilen en yüksek gündelik tutarını) aşmaması kaydıyla vergiden müstesna tutulması, aşan kısmın ise ücret olarak vergilendirilmesi,

- Gerçek yol giderlerinin ücret matrahına dahil edilmemesi,

gerekmektedir.

2015 yılından 2016 yılına devreden yatırıma katkı tutarı yeniden değerleme oranıyla artırılarak dikkate alınabilir mi?

(10.08.2017 tarih ve 69825 sayılı özelge)

Teşvik belgesi kapsamındaki toplam yatırıma katkı tutarının yatırımın tamamlandığı hesap döneminin sonuna kadar yararlanılamayan kısmı (yatırımın tamamlandığı hesap döneminin sonuna kadar gerek diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara ve gerekse yatırımın tamamen veya kısmen işletilmesinden elde edilen kazançlara indirimli kurumlar vergisi uygulanması suretiyle yararlanılan kısmından sonra kalan yatırıma katkı tutarı), yatırımın tamamlandığı hesap dönemini izleyen yıllarda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır.

Buna göre, 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren hükmün 2015 yılından 2016 yılına devreden yatırıma katkı tutarına uygulanması mümkün bulunmamakta olup 2016 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde, teşvik belgeli yatırımlardan elde edilen kazanca indirimli kurumlar vergisi uygulandıktan sonra kalan ve 2017 yılına devreden yatırıma katkı tutarının yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınması mümkündür.

Şemsiye fon adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekir mi?

(14.06.2017 tarih ve 169519 sayılı özelge)

Sermaye Piyasası Kurulu’ndan alınan yazıda, şemsiye fonların kendilerine bağlı olarak ihraç edilen fonlardan oluştuğu, şemsiye fona ait ayrı bir portföy bulunmadığı; şemsiye fona bağlı olarak ihraç edilen her bir fonun kendine ait ayrı portföyünün bulunduğu dikkate alınarak, şemsiye fonlara bağlı olarak ihraç edilen fonlar olmaksızın sadece şemsiye fondan kaynaklanan bir portföy işlemeciliği faaliyetinin bulunmasının sermaye piyasası mevzuatı kapsamında mümkün bulunmadığı belirtilmiştir.

Buna göre, Şirket tarafından, Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliğinin 4. maddesinin ikinci fıkrasında bentler halinde sayılı varlık ve işlemlerden oluşan portföy veya portföyleri işletmek amacıyla kurulan şemsiye fon adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesine gerek bulunmamaktadır.

Taşınmazın şuyulandırma sonucu değişiminde vergiye tabi kurum kazancı doğar mı?

(18.08.2017 tarih ve 53748 sayılı özelge)

Taşınmazın şuyulandırmaya bağlı olarak başka taşınmazlarla değişimi işleminin elden çıkarma olarak değerlendirilmesi ve söz konusu işlem dolayısıyla elden çıkarılan taşınmazların emsal bedeli ile aktifte kayıtlı maliyet bedeli arasındaki farkın tamamının takas işlemi tarihi itibariyle kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Öte yandan, bu kazancın Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen istisna uygulamasına konu edilmesi de mümkün değildir.

Teknopark bünyesinde yapılan faaliyetlerde istisnanın kapsamı nedir?

(24.08.2017 tarih ve 266901 sayılı özelge)

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nda yer alan istisna sadece bölgede gerçekleştirilen Ar-Ge, yazılım ve tasarım faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik olup uyarlama, yerleştirme, geliştirme, revizyon, ek yazılım gibi faaliyetlerden elde edilen kazançlar da bu kapsama girmektedir. Bölge dışında gerçekleştirilen faaliyetlerden elde edilen kazançların ise Ar-Ge ve yazılım faaliyetlerinden elde edilse dahi istisnaya konu edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Bu itibarla;

- “Satış süreçleri karar destek, simülasyon ve optimizasyon sistemi” projesi kapsamında geliştirilen yazılımın satışından elde edilen kazançların kurumlar vergisinden istisna tutulması mümkün bulunmaktadır.

- Seri üretim kapsamında satışı yapılan yazılımdan elde edilen kazancın sadece teknoloji geliştirme bölgesinde gerçekleştirilen Ar-Ge ve yazılım faaliyetlerinden doğan gayrimaddi hakka isabet eden kısmı, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmak suretiyle söz konusu istisnaya konu edilebilecektir.

- Bölge dışında gerçekleştirilen faaliyetlerden elde edilen kazançlar istisna kapsamı dışında olduğundan, yurt içi ve yurt dışında bulunan müşterilerin adreslerinde verilen yazılımların entegre edilmesi faaliyeti kapsamında elde edilen gelirler kurumlar vergisinden istisna edilmeyecektir.

- Teknoloji geliştirme bölgesi içinde verilen, uyarlama, yerleştirme, geliştirme, revizyon, ek yazılım gibi faaliyetlerden elde edilen kazançlar ise kurumlar vergisinden istisna olacaktır.

Tamamlanmış bina alımı için yapılan harcamalar indirimli kurumlar vergisi uygulamasında yatırım harcaması sayılır mı?

(25.08.2017 tarih ve 96176 sayılı özelge)

Özelge talep formu ile Gelir İdaresi Başkanlığına hitaben yazılan dilekçe ekinde yer alan Ekonomi Bakanlığının 29.01.2015 tarih ve 12514 sayılı yazısında;

“...

Bu çerçevede; C/.... sayılı Yatırım Teşvik Belgesi kapsamı yatırımın, firmanız tarafından yapılan bina ile birlikte aynı parselde bulunan ve satın alınması planlanan hazır binada gerçekleştirildiğinin ve toplam kapalı alanın belge kapsamında gerçekleştirilen yatırım için uygun olduğunun tamamlama vizesi aşamasında tespit edilmesi halinde, satın alınacak bedel içerisindeki arsa ve hazır binaya isabet eden tutarların da ilgili kurum veya kuruluşlarca yapılacak çalışma sonucu ayrıştırılması durumunda, yatırım için uygun olan kısımlarının da dikkate alınması suretiyle söz konusu hazır binanın C/.... sayılı Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında değerlendirilebilmesi mümkün bulunmak-tadır.”

denilmektedir.

Buna göre, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımdan elde edilen kazanca teşvik belgesinde yer alan vergi indirim oranı dikkate alınarak indirimli kurumlar vergisi uygulanması esas olup, üretim faaliyetlerinde kullanmak üzere alınan binaya ilişkin harcamaların Ekonomi Bakanlığınca mevcut yatırım teşvik belgesi kapsamında indirimli vergi uygulaması açısından yatırıma katkı tutarının tespitinde dikkate alınacak unsurlar arasında değerlendirilmesi durumunda, yatırıma katkı tutarının hesabında bahse konu bina alımı için yapılan harcamalar da dikkate alınmak suretiyle indirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanılması mümkün bulunmaktadır.

2. Vergi Usul Kanunu

Yurtdışındaki şubenin iflası nedeniyle tahsil edilemeyen alacak gider olarak dikkate alınabilir mi?

(24.08.2017 tarih ve 266587 sayılı özelge)

Bir ticari işletmenin şube veya şubeleri söz konusu olduğu durumlarda merkez-şube ayrımı gündeme gelmektedir. Ticari işletmenin merkezi, işletmenin düzenli ve sürekli bir idari yapılanma içinde ticari faaliyetlerini sürdürdüğü, karar organlarının bulunduğu yerdir. Buna karşın şube, merkez dışında bir yapılanma olup, merkeze bağlı olma, dış ilişkilerde bağımsızlık, yer ve yönetim ayrılığı ögelerine sahip bulunan ayrı iş yerleridir. Bu bakımdan şube, ticari işletmenin bir parçası olarak, merkeze bağlıdır ve bu nedenle şube ile merkezin aynı gerçek veya tüzel kişiye ait olması gerekir. Bu bağımlılık nedeniyle şubenin merkezden ayrı bir işletme politikasından söz edilemez ve şubenin kâr ve zararı merkeze aittir. Dolayısıyla şube aracılığıyla elde edilen hakların ve üstlenilen borçların gerçek sahibi de, şube değil işletmenin kendisidir.

Buna göre, şubenin bütün hak ve borçlarının gerçekte merkeze ait bulunması hususu dikkate alındığında, merkezle şube arasında ticari mahiyette olup olmamasına bakılmaksızın ortaya çıkan alacak ve borç ilişkileri nedeniyle şüpheli alacak veya değersiz alacak hükümlerinin uygulanması mümkün bulunmamaktadır

Dolayısıyla, Hırvatistan’daki şubeden tahsil edilemeyen ve ticari alacak niteliğinde olmayan alacağın kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.

Taşınmazın şuyulandırma sonucu değişiminde belge düzeni nasıl olmalıdır?

(18.08.2017 tarih ve 53748 sayılı özelge)

Bedelsiz olarak takas edilen arsadan kayıtlarda bulunan ve teslim edilen kısım için teslim tarihinden itibaren 7 gün içinde emsal bedel üzerinden fatura düzenlenmesi, devralınan kısım için ise, teslim eden tarafın mükellef olması durumunda teslim tarihinden itibaren 7 gün içinde emsal bedel üzerinden tarafınıza fatura düzenlenmesi, teslim eden tarafın mükellefiyetinin bulunmaması durumunda da emsal bedel üzerinden teslim eden taraf adına gider pusulası düzenlenmesi gerekmektedir.

Mahkeme tarafından zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle takibinin durdurulmasına karar verilen alacak değersiz alacak olarak zarar yazılabilir mi?

(04.08.2017 tarih ve 236148 sayılı özelge)

Vergi Usul Kanunu’nun 322. maddesi uyarınca, kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklar değersiz alacak olarak nitelendirilmiştir. Görüldüğü gibi değersiz alacak; kaybedilmiş, tahsiline artık imkan kalmamış ve değeri sıfıra inmiş bir alacaktır.

Kanuni düzenlemeye göre alacağın tahsil imkanının kalmadığının, kazai bir hükümle veya kanaat verici bir vesika ile tevsik edilmesi icap etmektedir. Kazai bir hükümden anlaşılması gereken, alacağın tahsili için kanun yollarına başvurulmuş olması, icra takibinin yapılmış bulunması, bu müracaatlar ve takipler sonunda alacağın ödenmeyeceğine hakim tarafından hükmedilmiş olması; kanaat verici vesika teriminden ise ödemeyi imkansız hale getirmiş hal ve sebepler sonucu ortaya çıkmış belgeler anlaşılmalıdır.

Alacağın tahsil güçlüğünün objektif ve inandırıcı belgelerle ortaya konması değersiz alacak uygulaması bakımından büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde alacakların tahsilinin mümkün olmadığının takdiri mükellefe bırakılmış olur. Böyle bir boşluk bırakmamak amacıyla kanun koyucu, değersiz hale geldiği ileri sürülen alacağı ciddi olarak takip edildiğine ilişkin çabaların kazai bir hüküm veya kanaat verici bir vesika ile tevsikini öngörmüştür.

Ayrıca, alacağın değersiz hale geldiği yıl hesaplara zarar olarak yazılması gerekmekte olup, ilgili olduğu yılda zarar yazılmayan alacağın sonraki yıllarda dikkate alınması da mümkün bulunmamaktadır.

Vergi hukuku uygulaması bakımından kanaat verici vesikalara örnek olarak aşağıdaki belgeler sayılabilir.

- Borçlunun herhangi bir mal varlığı bırakmadan ölümü veya Medeni Kanunun 31 ve izleyen maddelerine göre mahkemelerce borçlu hakkında verilen gaiplik kararı ve mirasçıların da mirası reddettiklerine dair sulh hukuk mahkemelerince verilmiş bulunan mirası red kararı,

- Borçlu aleyhine alacaklı tarafından açılan davayı borçlunun kazandığına dair mahkeme kararı,

- Mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçildiğine ilişkin olarak düzenlenmiş belgeler,

- Alacaktan vazgeçildiğine dair konkordato anlaşması,

- Borçlunun dolandırıcılıktan mahkum olması ve herhangi bir malvarlığı bulunmadığını belgeleyen resmi evrak,

- Borçlunun adresinin saptanamaması nedeniyle icra takibat dosyasının kaldırıldığını ve yasal süresi içerisinde yenileme talebinde de bulunulmadığını gösteren icra memurluğu yazısı,

- Gerek doğuşu gerekse vazgeçilmesi bakımından belli ve inandırıcı sebepleri olmak şartıyla alacaktan vazgeçildiğini gösteren anlaşmalar (Alacaklının tek taraflı irade beyanı ile alınmasından vazgeçilen alacakların, değersiz alacak olarak zarar kaydı mümkün değildir.),

- Ticaret mahkemesince borçlu hakkında verilmiş ve ilgili masa tarafından tasfiyeye tabi tutulmuş bulunan iflas kararına ilişkin belgeler.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, söz konusu alacakların değersiz alacak olarak dikkate alınabilmesi ve gider olarak kayıtlara intikal ettirilebilmesi için, bu alacakların değersiz olduğuna ilişkin kanaat verici belgelerin ve mahkeme kararının ilgili olduğu yıl hesaplara alınması gerekmektedir.

Aksi halde bu alacağın değersiz alacak olarak hesaplara intikal ettirilmesi ve gider olarak kayıtlara alınmasına imkan bulunmamaktadır.

Öte yandan, özelge talep formu ekinde yer alan ..... İcra Hukuk Mahkemesinin 30/10/2014 tarih ve E: 2014/945, K: 2014/1235 sayılı kararında, takip tarihinden itibaren alacaklının 6 aylık süreler içerisinde bu borçlu aleyhine işlem yapmadığının anlaşıldığı ve zamanaşımı süresi dolduğundan takibin durdurulmasına karar verildiği belirtilmektedir.

Zamanaşımı bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Ayrıca, alacağın zamanaşımına uğraması durumu ancak alacaklının borçluyu ısrarla takip etmemesi neticesinde mümkün olduğundan ısrarla takip edilmeyen alacakların zamanaşımına uğraması halinde bunların değersiz alacak olarak kaydedilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Bu durumda, anılan mahkeme tarafından zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle takibinin durdurulmasına karar verilen alacağın, değersiz alacak olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığın-dan, söz konusu tutarın kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.

3. Harçlar Kanunu

Belediyeye ait taşınmazlar ile mükellefe ait taşınmazın trampa edilmesinde tapu harcı doğar mı?

(18.04.2017 tarih ve 34 sayılı özelge)

Tapuda kayıtlı iki ya da daha fazla gayrimenkulün karşılıklı olarak takas edilmesinde sahiplerinin her biri hem alıcı hem de satıcı durumundadır.

Bu itibarla, trampa işleminin bedel ve miktar farkı gözetilerek gerçekleştirilmesi halinde her bir gayrimenkul için ayrı ayrı olmak ve emlak vergisi değerinden az olmamak üzere beyan edilen gerçek alım satım bedeli üzerinden harç aranılması gerekmektedir.

6728 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra sona eren finansal kiralama sözleşmesinin süresi sonunda kiralanan taşınmazın kiracıya devri işleminde tapu harcı istisnası uygulanır mı?

(23.05.2017 tarih ve 160405 sayılı özelge)

Özelge talep formuna konu fabrika binası olarak kiralanan taşınmaza ilişkin düzenlenen 15.09.2011 tarihli finansal kiralama sözleşmesinde, kira süresinin sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlamak üzere 5 yıl olduğu, kira süresinin, sözleşmenin başlangıç tarihinden 5. yılın sona erdiği güne isabet eden günde ya da Kiralayan’ın yazılı onayıyla bu süre uzatılmışsa uzatılan sürenin son gününde Kiracı’nın Kiralayan’a bütün borç ve yükümlülüklerini yerine getirmiş olması kaydıyla sona ereceği hususlarının düzenlendiği, daha sonra yapılan tadil sözleşmeleri ile sözleşme süresinde değişiklikler yapıldığı, son olarak da 06.04.2017 tarih ve … yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Tadil Sözleşmesi” ile sözleşme süresinin 10.03.2017 olarak değiştirildiği anlaşılmıştır.

Buna göre, 6728 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra sona erdiği anlaşılan finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmazın, sözleşmenin sona erdiği 10.03.2017 tarihinden itibaren finansal kiralama şirketince kiracı şirkete devrine ilişkin tapuda yapılacak işlemin harçtan istisna tutulması gerekmektedir.

Faaliyette kullanılmak üzere teşvik belgesi kapsamında satın alınan taşınmazın tescili tapu harcından istisna mıdır?

(08.06.2017 tarih ve 7 sayılı özelge)

Yatırım teşvik belgesi kapsamında sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kâğıtlar harçlardan müstesna tutulmuş olup sabit kıymet yatırımlarına ilişkin olarak yapılacak taşınmaz tedarik işlemlerinin tapu harcından istisna olacağına ilişkin bir hükme yer verilmemiştir.

Bu çerçevede, taşınmazın yatırım teşvik belgesi kapsamında şirkete devri ile ilgili olarak tapuda yapılacak işlem 492 sayılı Kanun’un 123. maddesi kapsamında bulunmadığından, söz konusu işleme tapu harcı istisnası uygulanması mümkün değildir.

Yukarıda özetlenen özelgeler ile diğer çok sayıda özelgenin tam metnine www.gelirler.gov.tr internet adresinin mevzuat bölümünden ulaşabilirsiniz.

Leave a comment

Make sure you enter all the required information, indicated by an asterisk (*). HTML code is not allowed.

Hakkımızda

 ö z d o ğ r u l a r, Adana da 18.08.1988 tarihinde kurularak, Mali Müşavirlik faaliyetine başlamıştır. 

Sektöründe en iyi olma duygusu ile personeline "Kalite" bilincini yerleştirmeyi, Kalite Yönetim Sistemini sürekli iyileştirmeyi, müşterilerine en iyi hizmeti sunmayı, amaç edinerek, 2003 Yılında, alanında Türkiye' de ilk olarak ISO 9001: 2000 Belgesi almıştır.

 

Mali Takvim

02.10.2017
• SGK 4/a (SSK) ve İşsizlik Sigortası (Ağustos/2017), SGK 4/b (Bağ-Kur) (Ağustos/2017) Primlerinin Ödenmesi
02.10.2017
• Ağustos/2017 Ba, Bs Formlarının Verilmesi
16.10.2017
• Eylül / 2017 Dönemine Ait BSMV Beyanı ve Ödemesi
23.10.2017
• Eylül/2017 Aylık ve 3 Aylık (7-8-9.Ay) Muhtasar Beyanname verilmesi ve Damga Vergisi Beyannamesi
23.10.2017
• Eylül/2017 SGK 4/a (SSK) Aylık Bildirge ve İşsizlik Sigortası Bildirgesinin Verilmesi
24.10.2017
• Eylül/2017 Ait KDV Beyanı
 

Öne Çıkanlar

  • Tahsil Zamanaşımı İle İlgili Bir Yargı Kararı Genellikle zamanaşımı uygulaması vergi, vergi cezaları ve diğer amme alacaklarında…
  • Staj Sigorta Başlangıcının İşe Yaradığı Tek Konu Ersin Umdu İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı -E. SGK müfettişi…
  • özdoğrular 20.10.17 e-Bülten özdoğrular 20.10.17 e-Bülten için tıklayınız

Popüler Kelimeler

Top