Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Mahsup Yoluyla Ödenmesi Durumunda Pişmanlık Zammının Hesabı PDF Yazdır e-Posta
26 Mart 2019

Danıştay 4. Dairesi

Tarih    : 23.10.2017

Esas No   : 2013/5168

Karar No  : 2017/7036

VUK Md. 112, 371

MAHSUP YOLUYLA ÖDENMESİ DURUMUNDA PİŞMANLIK ZAMMININ HESABI 

Süresinden sonra tahakkuk ve tarh ettirilen tüm vergiler için vade tarihinden tarh edildiği tarihe kadar gecikme faizi, bu tarihten tahsil edildiği tarihe kadar geçen süre için de gecikme zammı alınması öngörülmekte olup, tahsilatın ödeme yoluyla veya mahsup yoluyla yapılmasının bir önemi bulunmadığı, ancak süresinden sonra pişmanlıkla verilen beyannameler üzerine tahakkuk ettirilen pişmanlık zammının mahsup yoluyla ödenmesi halinde, pişmanlık zammı tutarının beyannamenin verildiği tarih dikkate alınarak hesaplanması gerekirken 15 günlük ödeme süresinin son günü dikkate alınarak hesaplanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı hk.

İstemin Özeti: Davacı şirket adına, 2012/4 dönemine ilişkin muhtasar beyannamesinde gelir (stopaj) vergisi matrahının yanlış hesaplandığından bahisle Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesi hükümlerinden yararlanılarak 04.06.2012 tarihinde verilen düzeltme beyannamesi üzerine hesaplanan pişmanlık zammının iptali istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesi kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesinde yer verilen pişmanlık hükümlerinden yararlanmak suretiyle düzeltme beyannamesinin verildiği 04.06.2012 tarihinde davacı şirketin mahsuben iade alacağı bulunduğundan ödenmesi gereken gelir (stopaj) vergisinin terkin edildiği ve davacı şirketin pişmanlık zammı kadar daha mahsuben iade alacağı bulunduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, ödemenin geciktiğinden bahisle gecikme zammı tahakkuk ettirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Karar: Davacı şirket adına, 2012/4 dönemine ilişkin muhtasar beyannamesinde gelir (stopaj) vergisi matrahının yanlış hesaplandığından bahisle Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesi hükümlerinden yararlanılarak 04.06.2012 tarihinde verilen düzeltme beyannamesi üzerine 2012/5 sayılı tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilen pişmanlık zammının iptali istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilrniştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Pişmanlık ve Islah” başlıklı 371. maddesinin birinci fıkrasında, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere maddede belirtilen kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmeyeceği belirtilmiş, fıkranın 5. bendinde de, mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içerisinde ödenmesi gerektiği şartına yer verilmiştir. Buna göre, pişmanlık, vergi ziyaı cezası kesilmesi gereken durumları kapsamakta ve koşullarına uyulduğu takdirde mükellef adına pişmanlık zammı dışında vergi ziyaı cezası kesilmemektedir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Gecikme zammı, Nispet ve Hesabı” başlıklı 51. maddesinde de, amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı gecikme zammı tatbik olunacağı, ay kesirlerine isabet eden gecikme zammının günlük olarak hesap edileceği hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 2011 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde 59.927,76 TL kurumlar vergisi ve 2.536,132,62 TL geçici vergi olmak üzere toplam 2.596.060,38 TL iadesi gereken verginin beyan edildiği, daha sonra 2012/4 dönemine ilişkin 09.05.2012 tarihinde verilen muhtasar beyanname ile tahakkuk ettirilen 538.950,43 TL’lik gelir (stopaj) vergisinin ödendiği, muhtasar beyannamede beyan edilen vergi matrahının sehven yanlış hesaplandığından bahisle 04.06.2012 tarihinde Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesi gereği pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebiyle ilgili dönem muhtasar beyannamesi düzeltilerek vergi dairesine verildiği, ayrıca beyanname üzerinden hesaplanan verginin mahsubunun talep edildiği, vergi dairesince bu talep kabul edilmekle birlikte başvuru tarihi olan 04.06.2012 tarihi yerine 19.06.2012 tarihi dikkate alınarak ayrıca 36.344,85 TL tutarında pişmanlık zammı tahakkuk ettirilmesi nedeniyle öncelikle tahakkuk ettirilen pişmanlık zammının iptali, iptal edilmediği takdirde 04.06.2012 tarihinden sonraki günlere ilişkin olarak fazladan hesaplanan kısmının kaldırılması talepleriyle açılan davada Mahkemece, davacı şirketin mahsuben iade alacağı bulunduğundan gecikme zammı tahakkuk ettirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacı adına tahakkuk ettirilen pişmanlık zammının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesi ile 6183 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 51. maddesine göre, süresinden sonra tahakkuk ve tarh ettirilen tüm vergiler için vade tarihinden tarh edildiği tarihe kadar gecikme faizi, bu tarihten tahsil edildiği tarihe kadar geçen süre için de gecikme zammı alınması öngörülmektedir. Tahsilatın ödeme yoluyla veya mahsup yoluyla yapılmasının bir önemi bulunmamaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca süresinden sonra pişmanlıkla verilen beyannameler üzerine vergi ziyaı cezası alınmamakta, ancak vadesinde tarh, tahakkuk ve tahsil edilmeyen vergiler nedeniyle 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesinde öngörülen gecikme zammı oranında bir tutarın pişmanlık zammı adı altında alınması ve bu alacakların 15 gün içinde ödenmesi istenilmektedir.

Bu durumda, dava konusu uyuşmazlıkta davacı şirket adına tahakkuk ettirilen pişmanlık zammının mahsup yoluyla alınmasında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, söz konusu pişmanlık zammı mahsup yoluyla ödendiğinden bu tutarın beyannamenin verildiği tarih dikkate alınarak hesaplanması gerekirken 15 günlük ödeme süresinin son günü dikkate alınarak hesaplanmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, bu hususun Mahkemece yeniden verilecek kararda değerlendirileceği ve pişmanlık zammının miktarı hakkında yeniden bir karar verileceği de tabiidir.

 

Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun’un 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.